Marmara Bölgesi’nin önemli bir turizm merkezi olan Sakarya’da ilk yerleşim Frigler’le başlamış; sırayla Bithynialılar, Kimmerler, Lidyalılar, Persler, Romalılar, Bizanslılar ve Osmanlılar’ın hakimiyetinde kalmıştır.
Karadeniz’e olan sahili, gölleri, vadileri, kalyonları, ormanları, sıcak su ve içme suyu kaynaklarıyla bölgenin zengin doğal kaynaklara sahip yöresidir Sakarya.
Karasu sahili romatizmal rahatsızlıklara iyi gelen kumu ve temiz suyuyla doğal bir plaj konumundadır. Botağzı, Sakarya Nehri’nin Karadeniz’e döküldüğü bölge olmasıyla görülmeye değer bir yerdir. Kocaali İlçesi şifalı kumu, doğal plajı, kolay ulaşımı ile bölgenin en çok tercih edilen sahilidir. Sapanca Gölü kıyısında özel işletmeli plaj ve dinlenme tesislerinin yanında bir de halk plajı bulunmaktadır.
Ata sporumuz olan yağlı güreş, Sakarya’da büyük bir altyapıya sahiptir. Ulusal ve son yıllarda uluslararası tanıtımlara konu olan yağlı güreşler, Sakarya’nın da bu alanda turizme katkı sağlayabilecek önemli bir potansiyelidir. Bu kapsamda Akyazı-Akbalık Yağlı Güreşleri ve Sapanca-Karakucak Yağlı Güreşleri spor literatüründeki yerini almıştır.
Sapanca Kürek Yarışları, Sakarya’nın tanıtımı adına ve turizmine olan olumlu katkısıyla dikkat çeken önemli bir sportif etkinliktir. Sapanca Gölü, Türkiye’deki kürek takımlarının ve Türkiye Kürek Milli Takımı’nın kamp yeri ve antrenman sahasıdır.
Konser organizasyonları için de kullanılan Atatürk Kapalı Spor Salonu, salon sporlarının (basketbol, voleybol, hentbol, karate, judo, tekvando, güreş, masa tenisi, halter, boks) gelişmesinde oldukça önemli bir potansiyeldir.
Sapanca İlçesi, zengin florasıyla şehirdeki önemli konumunu pekiştirir. Günübirlik geziler, doğa yürüyüşleri ile piknik alanları, doğayı tanımak ve bütünleşmek isteyenler için geniş imkanlar sunmaktadır.
Gezilecek Yerler;
Sakarya Müzesi; 1910-15 yıllarında inşa edilen ve 1922’de Atatürk'ün annesiyle buluşup 5 gün kaldığı bu ev 1983’te aslına uygun bir şekilde müze binası olarak yeniden inşa edilmiştir. Müzede 207 adet eser sergilenir ve 103 adedi Atatürk'e aittir. Diğer eserler tarih öncesi Çağlar ile Roma ve Bizans dönemlerine ait arkeolojik ve Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerine ait etnografik eserlerdir. Müzenin bahçesinde il sınırları dahilinde bulunan mimarı parçalar, mezar taşları, sunaklar, pişmiş toprak erzak küpü ve sütun kaideleri teşhir edilmektedir.
Kuvay-ı Milliye (Ali Fuat Cebesoy) Müzesi ile 1967 ve 1999 depremlerine ait belge ve fotoğraflarının yanısıra suni deprem standının bulunduğu Deprem Müzesi Sakarya’da görülebilecek önemli iki müzedir.
Paşalar Kalesi, Adliye Kalesi, Harmantepe Kalesi, Ali Fuat Paşa Köprüsü, Adliye Kalesi, Karıncalıdede Türbesi, Akyazı Tümülüsü, Elvan Bey İmareti, Hasan Fehmi Paşa Camii, Orhan Camii, Rüstem Paşa Camii, Orhon Kapısı, Paşalar Kalesi ve Şeyh Müslihiddin Camii Sakarya’nın görülmesi gereken tarihi yapılarıdır.
Sakarya, jeotermal bir bölgede olması sebebi termal açıdan zengin bir potansiyele sahiptir. İlin en önemli kaplıcaları; Acısu İçmesi (tadı nedeniyle acısu diye adlandırılır. Suyun doğal çevresi, içinden akan dere ile mesire ve dinlenme yeri olarak oldukça idealdir), Kil Hamamı Kaplıcaları (bir dere içinde ve çam ormanları arasındadır. Tesislerin bahçesinde eski kaplıca binası da bulunmakta fakat kullanılmamaktadır. Kaplıcanın etrafı kamp yapmaya çok elverişlidir), Kuzuluk Kaplıcaları (Selçuklular’dan bu yana bilinmekte olup kentin en önemli kaplıcasıdır), Çökek Kaplıcası (Kuzuluk beldesi sınırları içindedir), Ilıca Köyü Gazlı Suyu (Ilıcak Köyü içinde yer alan kaplıcanın suyu mineral yönünden çok zengin ve şifalıdır). Sakarya Otelleri alışveriş yerleri için önemli katkısı olmustur. Bölgede termal otel lerde bulunmaktadır.
Sakarya İlçeleri;
Adapazarı (merkez), Akyazı, Ferizli, Geyve, Hendek, Karapürçek, Karasu, Kaynarca, Kocaali, Pamukova, Sapanca, Söğütlü ve Taraklı’dır.